BURSA BOŞANMA AVUKATI

BOŞANMA DAVALARI HAKKINDA

Bursa boşanma avukatı Av. Burak Can  Yaz, yıllardır boşanma davaları ve aile hukuku alanında hizmet vermektedir. Boşanma davaları günümüz hukuk sisteminde en yaygın olarak görülen dava türlerinin başında gelmektedir. Ancak boşanma davası açmaya karar veren insanlar, bu konuda yoğun bir bilgi eksikliği çekmektedirler. Bursa boşanma avukatı Av. Burak Can Yaz tarafından hazırlanan bu makale, boşanma davası konusunda yılların vermiş olduğu tecrübe ile en sık sorulan soruları cevaplamakta ve bu sayede boşanma davası açmayı düşünenlerin konu hakkında hızlı bir şekilde bilgi sahibi olmasını amaçlamaktadır.

Boşanma davası açmak konusunda vereceğimiz ilk ve en önemli tavsiye dava sürecinde bir boşanma avukatı yardımından faydalanmanız olacaktır. Boşanma davasını kendi başınıza yürütmek veya arzuhalcilerden yahut tanıdık kişilerden dilekçe yardımı alarak ilerlemeye çalışmak tam anlamıyla ateşle oynamak anlamına gelir ve çok büyük riskleri içerisinde barındırır. Bu şekilde risklerin önüne geçmek isteyenler bursa boşanma avukatı aramaları halinde ofisimizle iletişime geçebilirler.Profesyonel bir yardımdan faydalanmaksızın açacağınız davalarda, hak kaybına uğramanız çok muhtemel olacaktır. Ve bu hak kayıplarının sonradan telafisi mümkün olmamaktadır. Profesyonel bir avukat yardımından faydalanmaksızın açılan boşanma davalarında karşılaşılan hak kayıplarından birkaçına örnek vermek gerekirse;

  • Tedbir nafakası talep edilmemesi,
  • Çocuğun geçici velayetine ilişkin talepte bulunulmaması,
  • İddia edilen olaylara ilişkin delillerin verilen süre içerisinde dosyaya sunulmaması ve bu sebeple ilgili delililin davada geçerliliğini yitirmesi,
  • Dayanılan delillere ilişkin ( tanık, bilirkişi vb.) mahkemece hükmedilen gider avansının süresi içerisinde yatırılmaması,
  • Duruşmalara mazeret bildirmeksizin katılım sağlanmaması halinde davaların düşürülmesi,
  • Yargılama giderlerinin karşı taraf üzerinde bırakılmasının talep edilmemesi vb.

Boşanma davaları 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 161 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, bu davalarda uygulanacak usul hükümleri ise 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunumuzda düzenlenmiştir.

1-) Boşanma Davası Açarken Hangi Sebeplere Dayanabilirim ?

Türk Medeni Kanununda boşanma sebepleri 161-166. maddeler arasında sayılmıştır. Bunlar;

  • Zina,
  • Hayata kast, pek kötü muamele veya onur kırıcı davranış,
  • Suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme,
  • Terk,
  • Akıl hastalığı,
  • Evlilik birliğinin temelinden sarsılması.

2-) Boşanma Davasını Hangi Mahkemede Açmalıyım ?

Boşanma davalarında yetkili mahkeme Türk Medeni Kanununun 168. maddesinde belirtilmiştir. Bu madde uyarınca;

  • Davacının yerleşim yeri aile mahkemesi,
  • Davalının yerleşim yeri aile mahkemesi,
  • Tarafların davadan önceki altı ayda birlikte oturdukları yerin aile mahkemesi, boşanma davasında yetkili mahkemedir.

3-) Boşanma Davası Nasıl Açılır ?

Boşanma davası açılırken öncelikle boşanma sebeplerinin ve neticesinde boşanma isteğinin ayrıntılı bir şekilde açıklandığı bir dilekçe hazırlanır. Bu dilekçede boşanma konusunda ileri sürülen sebeplere dair deliller belirtilir ve dilekçe ekinde sunulur. Boşanma dilekçesi yukarıda yazılan yetkili mahkemelerden birisi adına düzenlenir ve boşanma davası yetkili yer adliye veznesinden  harçları ve masrafları ödenmek suretiyle açılır.

4-) Açılacak Boşanma Davasında Ne Kadar Masraf Yatırmam Gerekir ?

Boşanma davası açılırken yapılacak masraf tutarı, tamamen dayanılan delillere ( bilirkişi, tanık sayısı vb.) bağlıdır. Ancak ortalama olarak 500-1.000 TL arasında bir masraf henüz dava açılırken davacı taraftan alınmaktadır. Alınan bu ücretten başvurma harcı, peşin harç, bilirkişi ücreti, tanık ücretleri vb. giderler düşüldükten sonra artan bir para kalırsa, dava sonunda davacıya iade edilmektedir. Bununla birlikte davacı boşanma davasını kazanırsa, yapmış olduğu masraflar talebi halinde davalı tarafa yüklenir, yani bunları davalı taraftan geri alır.

5-) Boşanma Davası Çok Uzun Sürer Mi ?

Boşanma davalarında sürecin uzunluğu her şeyden önce boşanma davasının anlaşmalı/çekişmeli olmasına göre değişkenlik göstermektedir. Anlaşmalı boşanma davalarında bir ay gibi kısa bir sürede dava sonuçlandırılırken, çekişmeli boşanma davalarında nihai kararın alınması iki yıl sürebilmektedir.

6-) Anlaşmalı Boşanma/ Çekişmeli Boşanma Ne Demek ? Ayrımın Sebebi Nedir ?

Anlaşmalı boşanma davası, tarafların bir araya gelerek hazırlayacakları bir protokol çerçevesinde boşanmalarını sağlayan dava yoludur. Anlaşmalı boşanma halinde, taraflar bir hukuk bürosunda bir araya gelerek, profesyonel bir boşanma avukatının yardımı ile, anlaşmış oldukları hususlar çerçevesinde bir “Anlaşmalı  Boşanma Protokolü” düzenletirler. Sonrasında davacı taraf vekili bu protokolü boşanma dilekçesine ek yaparak dava açar ve yakın tarihe alınacak bir duruşma tarihi sonrasında taraflar tek celsede boşanmış olurlar.

Çekişmeli boşanma davasında ise taraflar arasında herhangi bir anlaşmanın varlığından bahsedilemez. Adı üzerinde, bu davada taraflar arasında çekişmenin varlığı esastır. Bu dava yolunda taraflardan her biri diğer tarafın haberi olmaksızın dava açabilir. Bu şekilde açılacak olan davada, davacı tarafın dilekçesi davalıya tebliğ olunacak, akabinde davalı taraf davacının iddialarına karşı bir dilekçe ile cevap verecektir. Dilekçeler aşamasının tamamlanmasına müteakip ilk olarak ön inceleme duruşması yapılacak, davanın görülmesine engel bir durumun bulunmaması halinde esasın inceleneceği celselere geçilecektir. Dava sonucunda hakim tarafların ileri sürdükleri iddialar ve sunmuş oldukları deliller çerçevesinde taleplerine göre boşanmalarına yahut boşanma davasının reddine karar verecektir.

Önemle belirtmek gerekir ki, uygulamada anlaşmalı boşanma davalarına önem gösterilmemesi çok büyük bir yanlıştır. Sebebi ise, çekişmeli boşanma davalarında yapılan bir yanlışın sonraki celselerde düzeltilmesi bazı durumlarda mümkün olabilirken; anlaşmalı boşanma davasında protokole yazılan ve yazılmayan maddelerin tarafları bağlayıcı oluşu ve daha sonraki süreçte aksinin hiçbir şekilde ileri sürülememesidir. Davanın tek celsede sonuçlanıyor oluşu, tarafların hata payını sıfıra indirmektedir. Bu sebeple de, anlaşmalı boşanma protokolü ileride hak kaybına sebebiyet vermemesi adına, mutlaka bir avukat yardımından faydalanmak suretiyle düzenlenmelidir.

7-) Açacağım Boşanma Davasında Duruşmalara Bizzat Katılmam Gerekiyor mu?

Tarafların avukatları olması halinde duruşmalara bizzat katılım sağlamaları gerekmez, avukatları tarafları duruşmada temsil edebilir. Ancak bu durumun çok önemli bir istisnası vardır: Anlaşmalı boşanma davalarında hakim tarafları bizzat dinleyerek, sunulan anlaşmalı boşanma protokolü konusunda hemfikirde olup olmadıklarını sorarak, tarafların cevaplarına göre karar verir. Bu sebeple de tarafların avukatları bulunsa dahi duruşmaya bizzat katılması zorunludur. Aksi takdirde duruşma ertelenir, tarafların boşanmasına karar verilmez. Hakim duruşmaya katılan taraflara yalnızca protokolü okuyup okumadıklarını ve bu şartlar altında boşanmayı kabul edip etmediklerini sormaktadır. Dolayısıyla bazı durumlarda karşılaşıldığı üzere, tarafların bu konuda mahkemeye çıkmaktan hiçbir şekilde korkmasına gerek yoktur. Hakimin soracağı soruya sadece “Evet” cevabını vermesi hatta başıyla onaylaması dahi bu durumda yeterli olacaktır.

8) Eşimden Boşanmak İstemiyorum, Nasıl Hareket Etmem Gerekir ?

Boşanma davasında her iki taraf ( davacı ve davalı ) boşanma konusunda hemfikir oldukları takdirde herhangi bir problem yoktur. Hele ki taraflar bir anlaşmalı boşanma protokolü çerçevesinde karşılıklı talepleri konusunda uzlaşma sağlamışsa, boşanma davası son derece hızlı ve pürüzsüz bir şekilde sonuçlanmaktadır.

Ancak sıklıkla karşılaşılan durumlardan bir tanesi de, taraflardan birinin boşanmak istememesi durumudur. Taraflardan biri, boşanmak istemediği takdirde, davanın reddedilmesi ve sürüncemede kalması için avukatı aracılığı ile elinden geleni yapacaktır.

Boşanma davasında amaç, davalının kusurunun ağırlığını ispat etmek ve bu şekilde boşanma kararı verilmesini sağlamaktır. Eğer ki karşı tarafın yani davalının kusuru hukuka uygun deliller çerçevesinde ispat edilemez ise, mahkeme boşanma davasının reddine karar verecektir.

Bu açıklamalar ışığında boşanmak istemeyen kişi tarafından yapılması gereken karşı tarafın iddiaları çerçevesinde kusurunun bulunmadığını yahut karşı tarafa nazaran kusurunun hafif kaldığını ispat etmeye çalışmak olacaktır. Örnek vermek gerekirse, davacı hakarete uğradığını iddia ederse, davalı bu hakaret fiilinin gerçekleşmediğini veya kendisine karşı gerçekleştirilen daha ağır bir fiile( örneğin yaralama ) karşılık tepki olarak işlendiğini ispat etmeye çalışacaktır.

9-) Boşanma Davasını İlk Ben Açarsam Kazanma Şansım Artar Mı ?

Boşanma davalarında bizlerce ilginç karşılanmakla birlikte, halkın büyük bir çoğunluğunda, davayı ilk açan tarafın kazanma şansının yüksek olduğu şeklinde yaygın ve bir o kadar da yanlış bir inanış var. Belirtmek gerekir ki böyle bir şeyin doğruluk payı bulunmamaktadır. Boşanma davalarında davayı kimin önce açtığının hükme herhangi bir etkisi yoktur. Hükme etki edecek unsurlar, tarafların iddiaları ve bu iddialarını dayandırdıkları delillerdir.

10-) Boşanma Davasında  Avukat Tutmak Zorunlu Mudur ?

Yine yaygın yanlış inanışlardan bir diğeri de boşanma davasında avukatın zorunlu olduğu yolundaki inanıştır. Böyle bir şey söz konusu değildir. Dileyen herkes kendi çabası ve bilgisiyle davasını açabilir yahut kendisine karşı açılan davada davalı olarak iddialarını ve savunmalarını dile getirebilir. Kişiler avukatları olmadan mahkemede kendilerini temsil edebilirler. Türk hukuk sisteminde boşanma davalarında avukat tutmak gibi bir zorunluluk bulunmamaktadır.

Ancak bununla birlikte, boşanma davalarında yaşanılacak hak kayıplarının [ makalenin başında bu hak kayıpları örnek olarak sayılmıştır ] telafisi mümkün olmamaktadır. Bu sebeple de hak kaybına uğramamak adına, davanın profesyonel bir boşanma avukatı aracılığı ile takip edilmesi hayati önem taşımaktadır.

11-) Boşanma Avukatı Ücretleri Ne Kadar ?

Boşanma avukatı ücretleri bir çok faktöre bağlı olarak değişmekte olup, bu konuda en doğru bilgi, çalışmak istediğiniz boşanma avukatı ile yapılacak görüşme sonucunda elde edilecektir. Örnek vermek gerekirse davanın anlaşmalı-çekişmeli oluşu, dava dilekçesinde ileri sürülecek nafaka ve tazminat talepleri, müşterek çocuk olması durumunda bunların velayetine yönelik talepler, ortak malların paylaşımı ve daha bir çok faktör davaya ilişkin vekalet ücreti belirlenirken dikkate alınmaktadır.

Değişken faktörlerin yanında avukatların hizmet ve ücret politikaları da istenilecek olan vekalet ücretinin farklılaşmasına sebep olmaktadır. Örnek vermek gerekirse; A Hukuk Bürosu çekişmeli boşanma davasına ilişkin 15.000 TL vekalet ücreti talep ederken, B Hukuk Bürosunda bu ücret 25.000 TL olabilmektedir.

Sonuç olarak boşanma avukatı seçerken dikkatli olmalı ve her şeyden önemlisi avukatınızın sizde güven duygusu oluşturmasına dikkat etmelisiniz. Unutmamalısınız ki, vekaleti çıkardıktan sonra avukatınız, boşanma davasına ilişkin yapılacak tüm işlemlerde sizin adınıza hareket ediyor olacaktır.

12-) Boşanma Davasında Kadınlar Hangi Haklara Sahiptir ? Ne Çeşit Taleplerde Bulunabilirler ?

Boşanma davasında kadınların sahip olduğu ilk hak herkesin bildiği üzere “nafaka”dır. Boşanma ile birlikte yoksulluğa düşecek olan kadınlar, boşanma davasının açılmasında diğer taraftan daha ağır kusurlu olmadıkça, mahkeme kararı ile, diğer eşin ekonomik durumuna uygun düşecek bir “yoksulluk nafakası”na hak kazanırlar.

Yoksulluk nafakası, mahkeme kararının kesinleşmesi ile ödenmeye başlanır. Ancak hemen belirtmekte fayda görüyoruz, dava dilekçesinde talep edilmiş olması şartıyla ve mahkemenin de uygun bulması koşuluyla, dava süresince de “tedbir nafakası” ödenmesi şart koşulabilir.Mahkemenin bu şekilde bir ara karar kurması halinde, dava süresi boyunca lehine nafakaya hükmedilen tarafa, her ay belirlenen tutar ödenir.

Boşanma davasında kadınların sahip olduğu bir diğer hak, müşterek çocukların bulunması halinde, çocukların velayetine sahip olma hakkıdır. Boşanma davasına ilişkin dilekçede bu konudaki talep ( dava süresi boyunca çocukların geçici velayetlerinin ve dava bitiminde velayetlerin kendisine verilmesi talebi ) mutlaka ileri sürülmelidir. Hakim burada çocuğun menfaatini gözeterek bir karar verecektir.

Boşanma davasının tarafı olan kadının, dava süresince ortak konutta kalma hakkı bulunmaktadır. Bu konuda yine dava dilekçesinde belirtilmelidir. Bununla birlikte hak kaybına uğramamak adına ortak konutun tapu kütüğüne aile konutu şerhi verilmelidir. Bu şekilde hareket edildiği takdirde kadının rızası olmaksızın konutun satışı yapılamayacak, böylece diğer tarafın mal kaçırma girişimleri başarısızlıkla sonuçlanacaktır.

Son olarak, şiddet gören kadınların, 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun gereği sahip olduğu haklar bulunmaktadır. Bunlar arasında en önemlisi, kendisine şiddet gösteren eşi hakkında uzaklaştırma kararı talep edebilmesidir. Bu şekilde bir talepte bulunması halinde yine bu talebin de dava dilekçesine eklenmesi gerekmektedir. Yine şiddete uğrayan kadınlar, uğramış oldukları şiddet sebebiyle karşı taraftan gerek maddi gerek manevi tazminat talep edebilirler.

13-) Boşanma Davasında Erkekler Hangi Haklara Sahiptir ? Ne Çeşit Taleplerde Bulunabilirler ?

Toplumda yaygın yanlış inanışlardan bir diğeri, boşanma davasında erkeğe nafaka bağlanamayacağına yönelik inanıştır. Hemen belirtelim ki, boşanma davasında erkeğe nafaka bağlanmasının önünde yasal herhangi bir engel bulunmamaktadır. Yoksulluk nafakasının kanuni dayanağını oluşturan 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 175. Maddesi hükmü uyarınca:

Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan malî gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz.

Görüldüğü üzere, yasa koyucu yoksulluk nafakasına ilişkin kanuni düzenlemede “cinsiyet” unsurunu belirleyici bir kriter olarak saymamıştır. Bu sebeple de şartları oluştuğu takdirde boşanma davasında erkeklerin de nafaka hakkı bulunmaktadır. Buna ilişkin taleplerini boşanma davası dilekçesine eklemeleri gerekmektedir. Keza yine yukarıda açıklamasını yapmış olduğumuz dava süresince ödenen “tedbir nafakası” da erkekler yönünden bir haktır ve boşanma davasında talep edilebilir.

Boşanma davası açan erkek taraf, kadının kusurunu ve müşterek çocuklar üzerindeki olumsuz etkisini kanıtladığı takdirde, müşterek çocukların velayetine sahip olabilecektir. Zira burada hakimin dikkate alacağı tek unsur çocuğun menfaati olacaktır. Çocuğun zarar görme ihtimali bulunması halinde, hakim çocuğun velayetini babaya verecektir.

Aldatılan yahut psikolojik şiddete maruz kalan erkekler de karşı taraftan manevi tazminat hakkına sahiptir. Bununla birlikte karşı tarafça bir fiziki şiddete maruz kalmaları halinde buna ilişkin maddi tazminat hakları da saklıdır.

BOŞANMAYA DAİR KISACA

"Korkmanıza gerek yok, siz istemedikçe yalnız değilsiniz."
2019 yılında ülkemizde 155.047 çiftin boşandığını biliyor musunuz?

Ülkemizde her sene yüzbinlerce kişi boşanıyor. Boşanmalar çeşitli sebeplerden meydana gelse de, yan tarafta gösterilen TÜİK tarafından sağlanan veriler ışığında hazırlanan tabloya bakıldığı takdirde; boşanmaların yarısı tarafların şiddetli geçimsizliğinden kaynaklanıyor. Yine tarafların birbirini aldatması da görülen boşanma davalarının üçte birini oluşturuyor. Taraflar bir protokol çerçevesinde anlaşarak boşanabildikleri gibi anlaşma olmaksızın çekişmeli dava yolu ile de boşanabiliyorlar. Her iki durumda da gerek tarafların uğrayabileceği hak kaybının önüne geçilmesi, gerek uzun ve yıpratıcı dava süresince tarafların yükünün hafifletilmesi amacıyla bir avukat yardımından faydalanmak zaruri hale geliyor. Üstelik dava açıldıktan sonra avukata başvurulması halinde, avukatın davaya etki etme şansı oldukça düşmekte, bazı durumlarda olanaksız hale gelmektedir.

SİZDEN GELENLER

BİZE ULAŞIN

*** Aşağıdaki formu kullanarak ücretsiz bir şekilde mesaj gönderebilir; sağ alt köşede yer alan Whatsapp logosuna tıklayarak veya 0538 246 1024 numaralı telefonumuzu arayarak sorunuza daha hızlı yanıt alabilirsiniz.***